3.10 m Ahşap Sandal ( Çam ) 3.10 m Ahşap Sandal ( Maun ) 4.35 m Yelkenli Katamaran 5.00 m Yelkenli 6.50 m Ahşap Tekne 7.10 m Polyester Tekne 7.10 m Polyester Kamaralı 7.10 m Polyester Kamaralı(YENİ MODEL) 8.00 m Ahşap Tekne 8.00 m Polyester Kamaralı 8.10 m Ahşap Kamaralı 9.05 m Ahşap Sürat Teknesi 10.00 m Ahşap Kancabaş 13.00 m Ahşap Saltanat Kayığı 16.80 m Ahşap Yelkenli
Terimler Yelken Kısımları Ahşap Kullanımı Tekne Tipleri


 DENİZCİLİK TERİMLERİ

ABAŞO Alt ve aşağı [Abaşo Gabya yelkeni]
ABLİ Seren ve bumba cundalarından aşağı iki tarafa inen halatlar
ABORDA Bir teknenin diğerine veya bir iskeleye yanaşması
ABOSA Bosayı tut veya geçici olarak durdur, bosaya vurmak
ABRAMAK Kontrol altına almak, komutası altında tutmak, üstünden gelmek
AÇIKTA EYLENMEK Bir teknenin sahilden veya iskeleden yada limandan açıkta beklemesi
ADMİRALTİ DEMİRİ Çiposu kollarına dik ve hareketli eski sistem bir demir cinsi
AGANTA Zincir veya halatın kısa bir zaman süresi için elde tutulup bırakılmaması [Aganta iskota, aganta borina borinata]
AĞIZ KUŞAĞI Armuz kaplamanın en üst sırası [bindirme kaplamanın da]
ALABANDA Bordanın iç kısmı veya dümenin 35° ye kadar basılması
ALABURA Altüst olma, teknenin ters çevrilmesi
ALAMA KÜREK Hep birlikte kürek çekerken çekmeyi durdurmak için verilen komut
ALAMATRA Karadeniz'de imal edilen balıkçı teknesi.
ALARGA Açıkta demektir. [Alargada bekle, alarga dur][İtalyanca largo]
alargaya çıkmak, [açığa çıkmak]
ALAY SANCAĞI İşaret sancakları ile donatılmaya, alay sancaklarının çekilmesi denir.
ALBERABER Hep birlikte kürek çekmek için verilen komuta
ALESTA Hazır olmak, hazır olarak apikoda beklemek
Alesta tramola [Tramola etmeye hazır ol]
ALTABAŞO Bir yelkenin alt yakası, alt ve aşağı anlamında da kullanılır.
AMORA YAKASI Dört köşe bir yelkenin alt ve ön tarafındaki yaka
[Karula yakası]
ANA GÜVERTE Geminin veya teknenin üzerinde yürünen en üstteki güvertesi
ANA OMURGA Postaların bağlandığı, baştan kıça kadar uzanan ağaç / demir kısım
ANELE Hareketli demir halka
ANELE BAĞI Aneleye yapılan bir çeşit bağ
APAZLAMA Kemere istikametinden gelen rüzgar [Yelken seyri]
APİKO Demirin vira edilişinde deniz dibinden kurtulup dimdik durduğu vaziyet, veya dikkatli olarak beklemek.
ARİYA Yelkenin, sancağın veya çubukların aşağıya indirilmesi
[Ariya sancak, ariya kürek]
ARMA Sabit donanım [Direkçarmıhları, istralyalar]
ARMUZ Güverte ve borda kaplama tahtalarının arasındaki çizgi
[Armuztutmak, armuz kaplama]
ASKI MAPASI Bir demir kaldırmak için bedenine konmuş olan mapa
AŞIRTMA PRAÇERA YELKEN Kavançalı seren yelkeni
AŞOZ Kaplama tahtaları için omurga ve bodoslamalar açılan oyuklar.
AVARA Gemi, bot veya tekninin yanaşık olduğu yerden ayrılması
[Avara etmek]
AYBOCU Zincirin ırgat çalıştırılarak aşağı alınması, indirilmesi
AYI BACAĞI Yelkenlerin farklı kontralarda açılması  [Pupa seyir]
AYNALIK Kıç bodoslama üzerine konan ve dümen iğneciğinin üzerine konduğu tahta levha [Ayna kıçlı tekneler]
AYNALIK TAHTASI Bir teknede kıç taraftaki havuzda otururken arkaya dayanmak için konulmuş olan tathta levha
BABA Halat volta etmek için ağaç veya metalden yapılmış silindirik biçimde güverte veya rıhtıma bağlanmış bir eleman
BABAFİNGO Yelkenli bir teknede eğer direk üç kısımdan ibaret ise; en üstteki parça.
[İtalyanca: pappafico][Örnek: okul gemileri]
BADARNA ETMEK Bir halatın aşınmaması için üstünün halat veya koruyucu bir malzeme ile sarılması
BAKLA Zincirin bir halkası
BALON-USTURMAÇA Halattan, hasırdan veya sentetik malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş bir usturmaça çeşidi
BANDOLET  
BANDRA Milliyeti gösteren sancak
BARBARİŞKA Tututlmakta olan bir halatın kaymaması için yapılan bir bağ çeşidi
BASTİNA Palangalarda kullanılan bir nevi dilli makara
[Karnıyarık bastika]
BASTON Ana cıvadranın üzerinde ileriye doğru uzatılmış çubuk
BAŞ Bir teknenin ön ve ileri kısmı
BAŞ BODOSLAMA Omurganın baş tarafından teknenin başını meydana getirmek için yukarı istikamete doğru konulan ağaç parçası
BAŞ KASARA Genellikle gemilerdeki baş tarftaki yüksek kısım
BAŞ OMUZLUK Kemere ile baş bodoslama arasındaki yuvarlak kısım
BAŞ PARİMA Bir botun baş üzerindeki analeye bağlanmış kısa halatı
BAŞLI Baştarafın kıça nazaran daha batık olması
BAŞTANKARA ETMEK Tekneyi bir sahile beya kumsala baş taraftan oturtmak veya yanaştırmak
BAŞÜSTÜ Bir botun baştarafında oturabilecek ve ayakta durulabilecek platform
BERMUDA ARMA Uzun bir direk üzerine yelken açmak için düşünülmüş arma tipi
[Marconi arma] Bu tip armada yelken sereni yok ancak bumbası vardır.
BİNDİRME KAPLAMA Armuz kaplamanın biribir üzerine konularak yapılma şekli
[Bama tiriz]
BİTA Madeni babaların bir tanesine, halat ve zincirlerin volta edilmesi için kullanılan silindirik madeni eleman
BOCURUM Yelkenli teknelerde kıç bodoslama / kıç aynalık üzerinde bulunan direğe çekilen yelken
BORDA Su kesiminden yukarıda kalan kısım
BORDA FENERİ Sancakta yeşil, iskelede kırmızı olarak yakılan 112,5 açılı fener
BORDA İSKELESİ Bir tekneye girip çıkmak için inip kalkabilen ve içeriye alabura olabilen bir merdiven tipi [Pasarella]
BOSA/BOSA TUTMAK Bir halat veya zincirin bedeni üzerine bosa tutarak abramak
BOŞ ALAMAK Gevşek bir halatı germek için fazlasını çekmek
BOŞ VERMEK Halatı kaçırmak
BRANDA Eskiden yelken yapılan bir cins kumaş yada kumaştan yapılan ve gemicilerin hamak olarak kullandıkları yatak.
BUMBA Yan yelkenlerin alt yakalarını germek için kullanılan bir cins seren.Yük gemilerinde yük aktarmak için ucuna palanga takılan seren
BURGATA Halat ve zincir ebadını ölçmek için kullanılan bir ölçü
BÜKÜN Halatın veya bir yomanın sağa veya sola doğru kollarının bükülmesi
CAMADAN Camadan vurmak. Yelken alanının küçültülmesi
CAMADAN BAĞI Bu küçültmeyi yapmada kullanılan bir bağ çeşidi
CAMADAN KALÇEALARI Bu bağı yapmak için yelken üzerinde sıralanmı ve yelkenin her iki yüzünde bulunan bağcıklar.
CANKURTARAN SİMİDİ Denize düşenleri kurtarmak için çok hafif ve yüzer maddeden yapılmış, yuvarlak simit biçiminde ve bir salvoya bağlı aygıt.
CEVİZ Halatların ucuna tutabilmek için veya süs olarak yapılan bir cins düğüm şeklindeki işleme
CIVADRA Teknenin baş tarafında dışarıya doğru eğik olarak uzanan sabit seren, genellikle yelkenli teknelerde flokları açmak için kullanılır.
CUNDA Uç demektir. Direk cundası, seren cundası, bumba cundası. Cunda yakası: yelkenin seren yakalarına gelen uçlarına denir.
ÇALIM Geminin baş ile kıçı arasında inik meyil veya kıç tarafta su kesiminin altındaki dar kesim.
ÇAMÇAK Teknede biriken suyu toplamak için tahtadan yapılmış bir cins kepçe
ÇARMIK Direklerin her iki bordasına bağlanabilmesi için gerilmiş tel halatlar.
ÇENE Omurga ile bodoslamamın birleştiği köşe
ÇIMA Halat, elincesi veya yomaların uç kısmı
ÇIMARİVA Personelin tekne boyunca yanyana selamlama için dizilmesi
ÇİPO Özellikle admiralti demirinde bedenin üst kısmından anelesinin altında geçen kollara dik olarak bağlanmış hareketli veya sabit ağaç veya metal kollar.
ÇÖRDEK YAKASI Seren yakalarının geriye bakan kısımları, üç köşe yelkenlerdeki en üstteki pik yakası
ÇUBUK Ana direklerin üzerine konulan ekleme direkler
DABILBATIM Gemilerin karinası yırtıldığında teknenin su almaması için postaların iç tarafına ikinci bir kaplama konur ki, bu iki kaplama arasındaki double-bottom denir. Bu bölüm safra ve yakıt deposu olarak da kullanılır.
DENİZ DEMİRİ Denizde ve rüzgarda hareketsiz kalan teknenin dalgalar borda vermemesi için baştan veya kıçtan denize attıkları koni şeklindeki branda torba.
DESE ETMEK Halatın veya zincirin iyice gerilmesi
DİNGİ Bir çifte kürekle kullanılan patalya
DİREK FİSTANI Direğin güverteye girdiği veya etrafına çevrilen kuşak
DOBLİN Bir halatın iki çıması arasındaki sarkık kısım
DOBLİN ALMAK [Vermek, Tutmak] Bir halatın iki çımasının gemide kalmak üzere bordadaki veya sahildeki bir babaya iki, üç kez sarılması
DÖKÜNTÜ Deniz yüzeyine yakın kayalık kümeler
DÖŞEKLİ Altı düz olan tekne
DİRİSA ETMEK Yön değiştirmek, rüzgarın dirisa etmesi, bumbayı dirisa etmek
DÜMEN Gemiyi istenilen yöne çevirmek için saç veya tahtadan yapılmış olup kıç tarafa monte edilen yelpaze şeklindeki bir parça
DÜMEN BAŞLIĞI Yeke evini kuşatmak - kuvvetlendirmek için dümen şaftının etrafına geçirilen maden başlık [=dümen tası]
DÜMEN BODOSLAMASI Kıç bodoslama
DÜMEN BOĞAZI Dümen yelpazesinden yukarıda kalan kısım
DÜMEN DOLABI Dümen yekesine bağlı mekanizmasını çevirebilmek için yapılmış olan aygıt.
DÜMEN DONANIMI Dümen yekesi ile dümen dolabı arasında kalan tel halat mekanizma, uskurlu şaft ve kolar ile bunların geçtikleri makaralı sistemin tümüne verilen isim
DÜMEN YELPAZESİ Dümenin esas ana parçası
DÜMEN ZAVİYESİ Dümen yelpaze sathının omurga ile yapmış olduğu açı
DÜMENCİ PUSULASI Dümen dolabının hemen önüne konulmuş olan mıknatisi pusula
DÜMENTASI Yekenin dümene bağlandığı en üst kısım
EĞLENMEK Bir teknenin stop ederek veya çok ağır yol ile gideceği yere varması
EL DONANIMI Mekanik olan ırgat gibi aygıtların el ile çalışabilmesi için yapılmış olan donanım
EL DÜMENİ Kol gücü ile bir taraftan diğer tarafa basılan dümen
EL İNCESİ Bir tekneden diğerine veya sahile atılan ucunda kurşun bir ağırlığın ceviz ile kaplı olduğu ve sonuçta bir halatın bağlanarak gönderildiği, parekete savlosu gibi incecik bir halat
EL İSKANDİLİ Elektrikli iskandil olmayan teknelerde,derinlik ölçmek için çımasına 5 kg lık bir kurşun asılmış ve üzerine kulaç taksimatı yapılmış olan savlo
FAÇA ETMEK Seren yelkenlerin bir taraftan prasya olduğu halde kapatılması
FAÇUNA ETMEK Badarnanın tel veya mürnel ile sıkı sıkıya bağlanmasıdır.
FALAKA İki matafora cundaları arasında bulunup can halatlarının bağlandığı tel halat.
FARŞ TAHTALARI Ağaç bir teknenin sintine üzerindeki aralıklı tahtaları
FİLİKA Savaş gemilerindeki kürekli veya yelkinli tekneler
FIRDÖNDÜ Zincirin gamba almaması için aralara konan bir eksene bağlı olarak dönen iki yarım bakladan oluşan kilit
FİRENGİ Güvertedeki suyun denize akıtılabilmesi için yalı kütükleri üzerinden bordaya açılan oluklu delikler
FLADOR Çarmıhların gerilmesi için kullanılan sistem
FLAMA Üç köşeli sancak
FLASA Halatı meydana getiren incecik ipler
FLOK Baş taraf çekilen üç köşe yelken
FORA ETMEK Bir yere bağlanmış olan halatın oradan çıkartılması
[Sivil denizcilikte: MOLA]
FRİŞKA Bütün yelkenleri camadan vurmaksızın kullanılabilcek dercedeki sert rüzgar
FUNDO (FUNDA) Demirlemek için verilen komut
GABYA Ana direk ile babafingo çubuğu arasındakı çubuk veya yelken
GAGA Demirin iki ucundaki tırnakların en uç kısmı
GAMBA ALAMAK Halatın veya zincirin kendi etrafında dönmesi veya burulması
GENOVA Flok yerine çekilen çok daha büyük flok
GERDEL Gemi ve teknelerde kullanılan tahta kova
GİZ Kıç direkteki kısa seren
GOMİNA Mil uzunluğun 1/10 = 185 meter
GÖNDER İnce düz ve uzunca olarak çekilmiş çubuklar. [Sancak gönderi, filika kanca gönderi, cıvadra gönderi]
GÖZ DEMİRİ Bir gemide kullanılan ana demirler
GRADİN YAKASI Bir yelkenin yan kenarları
GRANDİ DİREĞİ Birden fazla direkli gemilerdeki en yüksek direk
GULET Brig'ten küçük iki direkli hafif armalı pruvası kabasorta armalı, praçılaya benzer uskuna
GURCATA Bir direk üzerinde çanaklık kurmak için mauna kolları üzerine omurgaya aykırı olarak yerletirilen kollar. Yelken teknelerinde direkten inen istrelyaları açmak için kullanılan kollar.
GÜVERTE Gemilerde ve teknelerde baştan kıça kadar döşenmiş tahta veya madeni platform döşeme
GÜVERTE KAPLAMASI Güvertenin kaplanması için kullanılan malzeme
GÜVERTE HATTI Güvertenin bordadaki izdüşümü
HALAT Bitkisel sentetik veya çelikten yapılmış ve bükümlenerek çeşitli kollarda biribirlerine sarılmış, bükülmeye ve çekmeye uygun urgan
HALAT BOSA Demir atıldıktan sonra demirin ağırlığını ırgat üzerinden almak için çımaları güvertedeki mapalar bağlı diğer uçlarında ceviz bulunan kısa halatlar.
HAMLA Kürek çekilirken küreğin bir periyot içindeki mesafesi [Hamle]
HAMLACI Kürekli teknelerde serdümene en yakın kürekçi
HAVUZLUK Yelkenli veya kürekli bir teknede kıç tarafta topluca oturulacak yer.
HIRÇA MAPASI Zincirin zincirlikteki çımasının omurgaya bağlandığı kilit
HİSA ETMEK Bir şeyi yukarı kaldırmak. [Hisa sancak, hisa kürek]
IRGAT Demir almada, halatları dolayıp gemiyi yanaştırmada veya karaya çekmede kullanılan, hidrolik, elektirikli, istimli veya insan kuvvetiyle çalıştırılan yatay veya dikey mekanizma [Yatay ve manivela kuvvetiyle çalıştırılanlar = bocurgat]
ISKAÇA Direk ve cıvadraların alt başların alt başlarındaki topukların yerine oturması için açılmış olan yuva
ISKANCA Değiştirmek [nöbet, vardıya, kürek]
ISKARMOZ Kürekli teknelerde küreğin bağlanması veya oturması için ay veya çelik şeklindeki lumbar ıskarmoz denilen aygıtlar
ISKOTA Yelkenlerin iskota yakalarını kullanmak, yelkeni rüzgar ile doldurmak için halat - palanga donanımı
ISKOTA YAKASI Kabasorta yelkenlerde altyakalar; randa, pik veya floklarda alt geri köşe
İÇ OMURGA Postaları [bir ahşap teknede] omurgaya daha sıkı bağlamak için baştan kıça kadar uzanan ikinci bir omurga
İĞNECİK Dümenin kıç bodoslamaya bağlanabilmesi için, erkek ve dişi olarak konmuş olan menteşe
İSKANDİL Denizin derinliğini ölçmek
İSKANDİL KURŞUNU İskandil salvolarının bağlandığı ağır kurşun - ağırlık
İSKANDİL SALVOSU İskandil kurşunlarının bağlandığı işaretli salvo
İSKARÇA Bir liman veya koy içindeki kalabalık tekne gurubu, karışık olarak demirlemiş olan tekneler topluluğu
İSKELE Teknenin sol yarısı veya gemiye girip çıkmak için kullanılan sürme veya inip kalkan merdiven
İSKELE TAVASI İskelelerin alt ve üstünde girip çıkmada ilk basılan platform
İSPAVLO Katrasız kendirden yapılmış iki kollu sicim [kırnap]
İSTİNGA Yelkenleri toplamak için kullanılan selviçe [Hareketli donanım]
İSTİNGA ETMEK Yelkenleri toplamak
İSTRALYA Direk ve çubukların cundalarında baş ve kıça doğru inen sabit arma, veya teknelerin postalarını baştan kıça kadar birbirlerine bağlayan kuşak
İŞKAMPAVYA Harp gemilerinde personel taşımakta kullanılan motorlu büyük filika
KABASORTA ARMA Serenleri direklere dik ve kemere istikametinde olan dört köşe yelkenli arma
KALASTRA Kuntra güvertelerin üzerine alınan filikaların oturtuldukları ağaç veya metal kürsü
KALOMA Demir üzerinde bulunan teknelerin denizde bulunan zincir mesafesi. Boşluk ve rahatlık, tolerans, ölçülü
KALOMA ETMEK Zincir gerektiğinde daha fazla salmak, [Kaloma vermek]
KANA RAKAMLARI Gemilerin çektikleri su derinliğini göstermek için baş ve kıç dikmeler hizasına sancak ve iskele taraflara desimetre veya feet cinsinden çizilmiş rakamlar. [Romen ve italik]
KANDİLİSA Yelkenleri yukarı kaldırmak için kullanılan halat.
Trinket ve maestra serenlerinin kandilisası : İstrise
Gabya serenlerin kandilisasına                  : Manti
Flok ve randa yan yelkenlerin kandilisasına: Çördek /Mandar denir.
KAPELE MUŞAMBA Pusla, dümen dolabı, kaporta, vinç gibi kısımların yağmur ve güneşten korunması için yelken brandasından yapılmış kılıfların geçirilmesi için verilen emir.
KAPLAMA Postaların üzerine boyuna kaplanan saç veya tahtalar.
KAPORTA Gemi veya tekne içindeki kapılara ve güverteden aşağı iniş ve çıkış merdivenlerinin üzerindeki kapalı yerlere denir.
KARANFİL Pruva ve grandi direğicundaları arasındaki tel halat
KARAVELE KAPLAMA İçi kutrani dışı armuz kaplama olan bir kaplama şekli.
KARİNA Bir teknenin su altında kalan ıslak kısmı (dış kısmı).
KARULA YAKASI Bir yan yelkenin direğe yakın alt yakası (köşesi).
KASA Halatların çımalarına açılmayacak şekilde yuvarlak şekilde yapılan ve dikişle emniyete alınan yuvarlak büyük halkalar.
KASARA Teknelerin baş orta ve kıç kısımlarında güverteden daha yüksek olan güvertelere veya kısımlara denir.
KASTANYOLA Demir zinciri akarken durdurabilmek için ırgat etrafına konan demir veya çelik şerit çember (bir çeşit fren balatası).
KAVANCA Herhangi bir şeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmek veya aşırmak ya da bir yerden diğer bir yere aktarmak.
KEMERE Güveretenin döşenebilmesi için posta uçlarını birleştiren enine (omurgaya dik) konan kısımlardır. (yarım oalnına ÖKSÜZ KEMERE denir).
KERTE Bir dairenin 32'de biridir. (11 derece 15 dakika).
KERTERİZ Herhangi bir maddenin bir tekneden olan yönünü mıknatisi veya cayro pusla  ile tayin etmek veya ölçmek.
KERYE İki haltı birleştirmek için veya halatın çımasına geçici kasa yapmak için [sadece madeni halatta] kullanılan cıvatalı mengene
KIBLE Güney
KIÇ Teknenin geri tarafı
KIÇ BODOSLAMA Omurgadan kıç taraf kaldırılan dik kısım [Ağaç veya maden]
KIÇ GÖNDERİ Kıç tarafta sancak çekilmesi için dikilmiş olan gönder.
KİLİT 12,5/15 kulaç zincir uzunluğu veya iki kilit zinciri birbirine bağlayan bir tarafı değirmi diğer tarafı harbili bir cins zincir baklası.
KİNİSTİN VALFI Gerektiğinde bir tekneye denizden su almak için su kesiminden aşağıya konmuş ve gerektiğinde uzaktan açılıp kapatılabilecek valf.
KOÇ BOYNUZU Baş ve kıç omuzluklar ile mataforaların üzerinde bulunan ve halat volta etmek için kullanılan boynuz şeklinde iki kulaklı madenler.
KOL Flasaların bir tarafa bükülmeisi sonucu halatta elde edilen elemanlar. Flasa gibi bütün halat boyundadırlar.
KOLTUK Bir teknenin aborda olduğu yere sıkılması için baş ve kıç omuzluklardan verdiği halat.
KONTRA MİZANA DİREĞİ Mizana direğinin gerisindeki direk
KONTRA OMURGA Ana omurganın aşınmaması için altına konan şerit halindeki parça.
KONTRA TAVLON GÜVERTE Eski harp gemilerine ait bir güverte katı
KONTRATA MİZANA DİREĞİ Kontra mizanadan sonraki kıç direk
KÖRKAPAK Lumbuzları içerden kapayan demir kapak
KUNTRA İskota yakasına bağlanan iki inceden birisi iskota olarak kullanıldığında